Ana Sayfa · Blog

22 Ağustos 2026

Doğa Yürüyüşlerinde Trekking: Türkiye'nin Saklı Parkurları

Trekking, Türkçeye 'doğa yürüyüşü' olarak çevrilse de aslında şehrin temposundan uzaklaşıp doğayla baş başa kalmanın bir yolu. Son yıllarda artan şehir stresi, daha fazla insanı hafta sonlarını patikalarda geçirmeye yönlendiriyor.

Türkiye'nin en tanınmış uzun rotası, Fethiye ile Antalya arasında uzanan ve Patara ile Myra gibi antik kentlerden geçen Likya Yolu. Toros Dağları boyunca ilerleyen Aziziye (St. Paul) Yolu ise, gerekli altyapı yatırımları yapıldığında Likya Yolu kadar büyük bir ilgi görebilecek potansiyele sahip.

İstanbul çevresinde de günübirlik yürüyüş için pek çok seçenek var: Aytepe kolay erişimiyle öne çıkarken, Menekşe Yaylası orta zorlukta manzaralı bir tırmanış sunuyor. Serindere Kanyonu yeni başlayanlar için uygun, Maşukiye ormanlık bir yürüyüş imkânı sağlıyor, Yanıkdere ise dere yatağında ilerlemeyi gerektiren daha zorlu bir parkur.

Daha uzun soluklu rotalar arasında Sülüklügöl, çeşitli yaylalar (Acelle, Sultanpınar, Çiğdem, Erikli), Sansarak Kanyonu ile Ağva-Yeşilçay ve Abant Gölü çevresi sayılabilir. Her rota; İstanbul'a uzaklığı, zorluk derecesi, mevsimsel koşulları ve alabalık çiftlikleri gibi yöresel duraklarıyla farklı bir deneyim sunuyor.

Hangi parkuru seçerseniz seçin, doğru ekipman, yeterli su ve deneyimli bir rehberle çıkmak, yürüyüşün hem güvenli hem de keyifli geçmesini sağlıyor.