Romantik Yol (Romantische Straße), Frankfurt yakınlarındaki şarap şehri Würzburg'dan başlayıp Alp eteklerindeki Füssen'de biten 355 kilometrelik bir rota. 1948'de Almanya'nın savaş sonrası imajını yeniden şekillendirmek amacıyla oluşturulan rota, adını 18. yüzyıl sanat akımı Romantizm'den alıyor ve tarihi şatolar, saraylar, sakin göller, yemyeşil vadiler ve ortaçağ kasabalarından geçiyor.
Frankfurt'a bir saat uzaklıktaki Würzburg, rotanın başlangıç noktası. Bağ bozumu manzaralı şehir, UNESCO Dünya Mirası listesindeki Residenz Sarayı ve Riesling üzümünden üretilen beyaz şarapları ile tanınıyor. Savaşta ağır hasar gören saray, titiz bir restorasyonla günümüze taşındı; 18. yüzyılda prens-piskoposlar tarafından inşa edilen sarayın 600 metrekarelik tavanı, Asya, Avrupa, Amerika ve Afrika'dan insan, hayvan ve doğa figürleriyle bezeli.
Würzburg'dan güneye inildiğinde kaplıcalarıyla ünlü Bad Mergentheim'a ulaşılıyor. Fransız, İngiliz ve Japon bölümlerinden oluşan geniş Kurgarten bahçelerinde 'çiçek toplamak ve çimlere basmak' serbest. Besteci Beethoven burada altı ay kalmış; dört günlük bir ziyareti aşka düşerek uzatmış. 1683 Viyana Kuşatması'nda esir alınan bazı Türk askerleri de bu kasabaya getirilmiş, yerleşip evlenmiş; eski mahallelerinin sokağı bugün hâlâ 'Türkische Gasse' olarak anılıyor.
Rotanın ardından birbirine yakın üç ortaçağ surlu şehir geliyor: Rothenburg, Dinkelsbühl ve Nördlingen. Rothenburg, yılda yaklaşık 2,5 milyon ziyaretçi çekerek Romantik Yol'un en popüler durağı. Dinkelsbühl 16 kulesi, 4 kapısı ve 15. yüzyıldan kalma Gotik Münster St. Georg Kilisesi ile öne çıkarken, sakinleri kasabalarını 'yedi dakika uzunluğunda, beş dakika genişliğinde' diye tarif ediyor. Nördlingen ise 15 milyon yıl önce bir meteor çarpmasıyla oluşan bir krater üzerine kurulu; 14. yüzyıldan kalma surları hâlâ ayakta.
Roma İmparatoru Augustus'un adını taşıyan Augsburg, Almanya'nın en eski şehirlerinden biri ve Bertolt Brecht'in doğduğu yer. Kuzey İtalya'yı Orta Avrupa'ya bağlayan tarihi Roma Yolu'nun devamı niteliğindeki Maximilianstrasse, Rönesans mimarisi ve süslü çeşmeleriyle şehrin en önemli caddesi.
Rotanın son durağı ve Alpler'in kapısı Füssen, en etkileyici şatolara ev sahipliği yapıyor. Bavyera Kralı II. Ludwig tarafından siyasi entrikalardan kaçıp hayalindeki yaşamı sürmek için inşa ettirilen Neuschwanstein Şatosu, kralı ekonomik olarak mahvetmiş olsa da kendisi burada yalnızca 170 gün geçirebilmiş. 15. yüzyıldan kalma, bir zamanlar piskoposların yazlık konutu olan Hohe Schloss ve duvarlarında Beylerbeyi'nden Troya'ya uzanan Türk manzaraları bulunan Hohenschwangau Şatosu'ndaki 'Türk Odası' da rotanın öne çıkan durakları arasında.