Bu yazı, Adana'dan yola çıkıp Güney Amerika'nın en güneyine uzanan bir yelken seferinin hikâyesini anlatıyor. Yolculuk, Şili'nin başkenti Santiago'ya 14 saat 20 dakikalık bir uçuşla başlıyor; burada birkaç gün müzeler ve şehrin simge yapıları gezildikten sonra And Dağları'na doğru yola çıkılıyor.
Anlatı, 'dünyanın en güneydeki şehri' olarak bilinen Ushuaia'ya, Macellan Boğazı'ndan feribotla Ateş Toprakları'na (Tierra del Fuego) geçişle devam ediyor. Burada, el yapımı bir yelkenli olan Paludine ile ve bir hostelde tanışılan farklı milletlerden bir grupla yola çıkılıyor.
'Farklı milletlerin bir araya geldiği bu nokta, önümüzdeki haftalarda ekibin dayanışması açısından belirleyici oldu' diye anlatıyor yazar; Beagle Kanalı boyunca ve buzullara doğru süren yelken yolculuğunda.
Ekip, 1905 yılında inşa edilen Dünya'nın Ucundaki Fener'e (Faro Del Fin Del Mundo) ulaşıyor. Zorlu sularda ilerlerken foklar, deniz aslanları ve penguen kolonileriyle karşılaşıyorlar.
19 gün boyunca Ushuaia'dan Punta Arenas'a 848 deniz mili yol alan ekip, don koşullarında nöbetleşe dümen tutuyor; yolculuğun bedensel yorgunluğunu ve zorlu hava koşullarını yakından anlatıyor. Bitkin bir hâlde vardıklarında 16 saat uyuyup, Güney Amerika yolculuğuna Amazon'a doğru devam ediyorlar.